Sakız Adası

İstanbullu bir tanıdığım İzmir’de yaşayanların tatil alışkanlığının her seferinde yurtdışında çıkmak olduğunu söylemişti. Görüyorum ve arttırıyorum, hatta her yaz birkaç kere Yunanistan’a gitmektir diyorum. Bu kapsamda en yakın adalardan Sakız’a gitmek de Hacca gitmekle eşdeğer diyebiliriz sanırım.

Sakız adası İzmir Çeşme’den ortalama yarım saatte ulaşılabilecek bir Yunan adası. Bize bu kadar yakın olup, Türkiye’ye bağlı olmaması yerinde olmuş tabi. Alaçatı mı olsaydı a dostlar! Adamların memeleketlerine bol bol turist çekebilmelerinin sebebi orijinal dokusunu koruyabilmesi aslında. Yasalar gereği adada bir yatırım yapmak istiyorsanız, ya oradan biriyle ortak olmanız ya da oranın vatandaşı olmanız gerekiyor. Haliyle insan kazıklamak için bekleyen esnafla, bahşiş beğenmeyen garsonlarla muhattap olmuyorsunuz. Reçelçi Rena sağolsun, aydınlattı epey bizi.

Feribotla giderken 2 seçenek mevcut. Hızlı olanı yaklaşık 20 dk’da varıyor. Diğeri de 45 dk civarı. Ertürk Lines’dan aldığınızda arada da 5 euro gibi bir fark oluyor (27 euro VS 32 euro). Eğer arabayla gitmek isterseniz, hızlı giden katamaran olduğu için onu kullanamıyorsunuz. 25 dk’dan ölmeyiz herhal diye düşünüyorum, çok da kasmamak lazım 🙂

Processed with VSCO with hb1 preset
Sakız adası merkez

 

Feribot seferleri 09:00 gibi başlıyor. Ne kadar kalabalık, ne kadar kaynak yapan Türk insanı olsa da, 45 dk önce gidildiği takdirde sorunsuz pasaport kontrolunu halledebiliyorsunuz. Şu anda OHAL sebebiyle hepimiz yanımızda SGK hizmet dökümlerimizi almamıza rağmen bir kontrole de denk gelmedik. Yurtdışı çıkış pulu da kapıda satılıyor. Çeşme’ye arabayla gidecekler için park yeri konusundaki tavsiyem sahil yolunun bir üstüne park etmeleri yönünde olacaktır çünkü sahilde yaklaşık 1 km uzağa parketmek zorunda kalabilirsiniz.

Processed with VSCO with hb2 preset
Sakız adası merkez

Araç Kiralama – Tur olayları

 

Adaya vardıktan sonra çakal Türk’lerin pasaport kontrolunda 12 dk bekleyemeyişini ve öne geçme çabalarını kınamanın ardından sıra araba kiralamaya geliyor. Limandan çıktıktan 100 metre sonra sağda araç firmaları sıralanmış durumda. Pazarlık sünnettir mantığıyla en düşük model arabaları 35 euro’dan başlayıp 25 euro’ya kadar düşürüp kiralamak mümkün. Düşük dediğim modeller de Fiat Panda ve Nissan Micra, yanlış olmasın. Mayıs’a kadar ise 20 euro civarına kiralamak mümkünmüş. Ne kadar Türk gibi davransalar da, Avrupa katılığından mıdır nedir, 24 saatlik kiralama süresini 1 saat geçtiğinizde ekstra bir günlük ücret almak istiyorlar. O sebeple zamanında getirin arabayı derim. Kiralama konusundaki diğer tavsiyem de feribottan indikten hemen sonra değil de birkaç saat sonra gelip kiralamaya çalışırsanız, ekstra bir fiyat düşebiliyorlar. Tabi düşük segment araba kalmama modeli de var ama üst segment olanların da fiyatları düşüyor, dikkatimize. Binek otomobilin yanı sıra vespa, ATV ve yanı açık, rüzgar alan araçlar gibi seçenekler de mevcut. Efil efil esen bu adada, 40 km uzaklıktaki Mesta’ya giderken donarız diye biz tercih etmedik.

Adada tek seçenek tabi araba değil. Toplu taşıma yani otobüs kullanmak da mümkün ancak ada büyük, gidilecek çok yer ve zaman kısıtlı olduğu için (bir de otobüsler leş gibi açıkçası) tavsiye etmiyorum. Diğer seçenek de tur satın almak. 20 euro civarı bir fiyata en populer köyleri tek gün içinde gezebiliyorsunuz (Ertürk Lines). Biz denize de gireriz diye düşündüğümüz için turu da tercih etmedik.

Processed with VSCO with hb2 preset
Sakız adası merkez

 

Chios Merkez , Seksi Herkes!

Aracı aldıktan sonra merkezdeki otelimize tam olarak 30 sn sonra ulaşıyoruz. Kordon ya da 2. Kordon diyebilieceğimiz bölgede bol bol otel mevcut. Gecelik 2 kişilik oda fiyatı 30 euro’dan 100 euro’ya kadar değişebiliyor. Tabi daha pahalısı da var ama über varlıklı insanlar bile oraları tercih etmiyor artık, onların yalancısıyım.

Processed with VSCO with hb1 preset
Sakız adası merkez

 

Biz gitmeden rezervasyonumuzu yaptırmıştık (Bkz: Faidra Hotel) ancak çok da gerek yokmuş çünkü feribotta tanıştığımız insanlar esnafa sorarak uygun fiyatlara merkezde iyi oteller bulabildiler (Tecrübe böyle birşeymiş). Booking puanlarına itibar edilmeyecek bir yer kısacası Sakız adası. Konaklamak için ada içindeki köy ve kasabalar da tercih edilebilir ancak tavsiye etmiyorum. Bunun sebebini oraya varınca anlayacaksınız çünkü yemek içmek anlamında köyler, kasabalar epey zayıf. Diyorsunuz ki kitabımı, şarabımı, manitamı alayım yeter bana, o zaman Mesta gayet de sizlik bir yer.

Processed with VSCO with hb2 preset
Sakız adası merkez

 

Köyler, Kasabalar

Adayı kuzey ve güney olarak ayırabiliriz sanırım. Güney kısmı daha turistik, adını hep duyduğumuz koylar, köyler mevcut. Kuzey ise daha lüks (evler efsane), kokoş teyzeler bol ve yollar hep duble (Türk işi övdüm burada). Tabi ki yollar duble değil ancak farkedilir bir kaymaklık mevcut.

Güneye doğru yola çıktığımızda ilk durağımız Pyrgi (Pirgi) oluyor. Merkeze yaklaşık 25 km uzaklıkta olan köyün en bilinen özelliği evleri sanırım. Adamlar tüm evleri beyaz boyadıktan sonra tekrar üzerini kazıyarak sıvasını ortaya çıkarmışlar ve bu şekilde bir teknik oluşturmuşlar. Aslında araştırınca İtalyanlar’ın da Sgraffito adını verdikleri benzer bir teknikleri olduğunu gördüm ancak yine de tüm köyü bu şekilde tutmaları ve yeni yapıları da bu şekilde ilerletmeleri takdire değer. Bölgenin güzel taraflarından biri de turist kalabalığı olmaması. Köyde çoğunlukta kapı önünde oturan siyah giymiş teyzeler ve kahvede (kıraathane de diyebiliriz) ouzo içen amcalar mevcut. Siyah giyen teyzelerin olayı ise eşleri öldükten sonra yasta olduklarını belli etmek için sürekli siyah giymeleriymiş.

Processed with VSCO with hb1 preset
Pyrgi sokakları

 

Pirgi’den sonraki durak hepimizin bildiği volkanik patlama sonucu oluşan taşlara sahip (siyah baya çoğu) Mavra Volia plajı. Merkeze 30 km, Pirgi’ye 5 km uzaklıkta. Türkiye’deki tatil beldelerine giydirmek gibi olmasın ancak burası bedava arkadaşlar, bizde bu kadar güzel bir yerde ya kocaman bir otel olurdu ya da İstanbullu işletmeciler 2 şezlonga 68 tl fiyat isterlerdi. Bir dahakine tadını daha çok çıkaracağım Volia diyerek hemen yan koydaki (ilginç ama orası da aynı isimde) restoranlara doğru yola çıkıyoruz.

Processed with VSCO with hb1 preset
Mavra Volia

 

Processed with VSCO with hb1 preset
Porta Emberios- Mavra Volia

 

Yan koyda yemek yemek için seçenek çok. Porto Emberios da bunlardan biri. Bol sardunyalı, otlu, çiçekli bu mekanda Fresh Chios biranızı içerken ahtapotunuzu gömebilirsiniz. Bu arada dil konusunda kendine güvenen bir insan olarak , Yunanca’da C harfinin H olarak okunduğunu öğreten garson abimize selam olsun. Chios’un Hios olarak okunması gerektiğini konusunda beni rezil etmiştin, alacağın olsun.

Processed with VSCO with hb1 preset
Yol kenarlarında anıtlar

 

Araçla ilerlerken yol kenarlarında farklı farklı haç şeklinde anıtlar var. İlk başta burada da mı dua ediyorlar, te allam diyebiliyor insan. Sonrasında öğrendik ki o civarda trafik kazasında hayatını kaybedenler için koyulan anıtlarmış. İbret amaçlı da yapılıyormuş.

Olympi (Olimpi) yolumuzun üstündeki diğer noktamız oldu. Küçük zaten uğramasak da olur demiştik ilk başta ama epey beğendik. Mesta’nın küçüğü gibi (Mesta az sonra geliyor). Sokaklar yine daracık ve taştan yapılmış ve birbiriyle bağlı şekilde planlanmış. Sakız’ın genelinde aynı durum var belki ama tüm sokaklar tertemiz. Olimpi’de ise artı olarak heryer sabun kokuyor. 20 dakikada tüm sokaklar görülebiliyor zaten, Esgeçmeyin derim.

Processed with VSCO with hb1 preset
Olympi sokakları

 

İsmini Olimpi’den alan bir de mağara var civarda. Şahsen ben elin Yunan’ından böyle bir atılım beklemezdim ancak girişi 5 euro yapıp mağarayı turistlere açmışlar.1985 yılında keşfedilen mağara 2003 gibi ziyarete açılmış. İçeride bol bol sarkıt ve dikit mevcut. İnilmeye izin verilen en uç nokta 32 metre kadar aşağıda. Görülmeye gerçekten değer diyebilirim. Bilet alırken sakallı bir abi 10 dakika sonra inebiliriz anca dediğinde bozulmayın, sinirlenmeyin çünkü jeneratörle çalışan bir sistem mevcut. Karanlıkta tehlikeli olabilir.

Bir sonraki durak güzel plajlardan biri Agia Dynami! Suyu berrak diye duyan gelmiş sanırım. Uğramadan, yüzmeden geçmeyin derim.

Processed with VSCO with hb2 preset
Agia Dynami

 

İlk günkü son durağımız da Mesta köyü oldu. Açıkçası en çok görmek istediğim yerdi burası. Sakız’ın en iyi korunmuş köylerinden biri belki de. 12. yy’da korsan ve Osmanlı saldırılarından korunmak amaçlı kale şeklinde oluşturulmuş, birbirine bağlantılı küçük evlerden oluşan bir yer burası. Daracık sokakları, kemerli yapılarıyla bir nevi labirent olduğu için kısa filmcilere, amatör gençlere sesleniyorum, hazine burası, saldırın.

Sakız adası epey büyük bir ada. Bu sebeple haftasonu kaçamağı kapsamında heryeri gezmek mümkün olmuyor. Hatta adada tanıştığımız ve 19. kez gelen ikili bile daha kuzey tarafına geçmemiş. Biz de o yüzden arabayı teslim etmeden kuze kısmında görmek istediğimiz Tris Milis (Milarakia) ve Google maps’de yeri işaretlenmemiş ama Pantoukios’u geçtikten 5 dakika sonra karşımıza çıkacak olan kiliseye doğru yollandık. Fotoğraflar aşağıdadır, yorum sizin Sayın Juri.

Processed with VSCO with hb1 preset

Processed with VSCO with hb1 preset
Tris Milis

 

Ouzo ve Freddo Espresso Savaşları

Adadaki roket savaşlarını çoğumuz duymuştur. Paskalya zamanında iki rakip kilisenin kendilerini için belirlenmiş bölgelere havai fişek atması sonucu, en çok isabetli atanın kazandığı bir yarışma esasen. Ancak burada bahsedeceğim savaş içecekler arasında olanı aslında. Turistler mütemadiyen ouzo içiyor. Çoğunlukla da rakı tadına daha yakın olduğu için mavi olan Barbayanni tercih ediliyor. Ada halkı ise artık ucuz diye midir, sürekli rehavet içinde oldukları için enerji kazanmak için midir bilinmez ama sürekli buzlu espresso içiyor. Bizim garsonlar olsa 3 euro’luk kahve ile 3 saat (abartmıyorum) geçiren arkadaşları çoktan kovalamıştı.

Merkezde gece/gündüz gidilebilecek birçok mekan var. Metropolis, Plan B ve Remezzo epey canlı. Rezervasyon falan yapılıyor, o derece. Hemen yanındaki Greek Fish Taverna’da ise bir omlete 20 euro isteyen bir ekip var ki hiç uğramadan deniz kenarından yola devam edin derim. 44 Bar-Coffee Shop da favoriler arasında. Rakı balık için Delfinia’ya gidilebilir, biz memnun da kaldık, ızgara mastello enfesti. Rakı sonrasi cila niyetine de Oz’a gidilebilir. Bir sonraki sefere Mezzas’a gitmeyi planlıyorum.

Merkezdeki kalenin içindeki meydanda çeşitli cafeler var yine. Bahsettiğim bir kahveyle 3 saat geçirme eylemi yüzünden olsa gerek, 4 bira içene 5. bedava şeklinde kampanyaları bile var (Fix favorim benim).

Bu arada hayatımda yediğim en güzel dondurmalardan birini Mesta’da yedim herhalde. Baya bildiğiniz Gelato’nun Yunan hali. Markası “Kronos”. Sakızlı ve vanilyalısı efsaneydi.

Processed with VSCO with hb1 preset
Kronos dondurma – bayıldım!

 

Notlar ;

  • Yollar birazcık dar, trafik mevcut ancak çok da korkulacak bir durum yok. İzmir/İstanbul’da araç kullanan küçük/büyük istediği aracı kiralasın. No panic!
  • “Yunan adaları çok ucuz yeaa, balığa doyduk” çulara selam olsun, ben hiç öyle görmedim hacılar. Gayet Türkiye fiyatında ve miktarında herşey. Tabi yabancı misafirlerinizi götürdüğünüz İzmir Kordon’daki mekanlarlarla kıyaslarsanız bir tık daha ucuz diyebiliriz belki ama yine de ortalama bir restorandan farkı olduğunu maalesef göremedik. Euro’nun 4 TL’ye dayanmasıyla alakalı da olabilir tabi. Gayet de Bostanlı fiyatları mevcut.
  • Türk ziyaretçileri çok olduğu için tüm esnaf bizim dile hakim, İngilizce konusunda tereddüt olmasın kimsede.
  • Reçelci Rena bir şehir efsanesi değil, gerçekten gidip sohbet etmek ve dükkanından birşeyler almak lazım.
Processed with VSCO with hb2 preset
Reçelci Rena

One thought on “Sakız Adası

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s