Gent- Kendisi küçük etkisi büyük şehir

 

Yurtdışına göç etmek isteyen özellikle de Avrupa hedefleyen beyaz yakalılar için bir öneri de benden gelsin. Gidebileceğiniz şehrin adı Gent efendim. Amerika’yı yenden keşfediyorcasına yazsam da sebebi insanlık için küçük benim için ise büyük bir adım olmasıdır çünkü öncesinde Gent’le ilgili çok övülesi birşey duymamıştım.

Processed with VSCO with hb1 preset
Gent

Gent, Brüksel’e trenle 45 dk, arabayla 35 dk’lık mesafede, tam bir Ortaçağ şehri. Belçika’nın da üçüncü büyük şehri. Genel olarak Brugge’e benzetilse de bence tam tersi bir durum olmalı yani Gent’in küçük haline Brugge denir gibi bir önerme olmalı. Sanıyorum çoğu insan Gent’e yolüstünde olduğu için uğruyor ya da Brugge’e gitmek için hiç uğramıyor. O sebeple kıymeti bilinmiyor güzelim şehrin.

Processed with VSCO with hb2 preset
Graslei

Şehir Schelde nehri ile Lys ırmağının birleştiği noktada kurulmuş. Ülkenin kuzey-batı yönüne doğru daha ziyade Flemenkçe konuşulsa da endişeye mahal yok, her Avrupalı gibi onlar da İngilizce’ye hakim. Toplam nüfus 250bin civarında, bunun da yüzde 20’sini üniversite gençliği oluşturuyor. Bu da şehir merkezinde tarihi binaların çoğunlukta olduğu, fotoğraf çekmekten deliye döneceğiniz yer olan Graslei’deki genç nüfusu açıklıyor sanırım.

Her ne kadar küçük denilse de görülmesi gereken yeri de çok, yine de tabana kuvvet diyerek yürümenizi tavsiye ederim.

Belfry Tower: Ortaçağ’da yaklaşan düşmanları korkutmak amacıyla kullanılan 91 mt. uzunluğundaki kule şuan şehrin silüetini görmek için ideal bir nokta. Ayrıca kule Unesco Dünya Mirası Listesinde yer alıyor.

Processed with VSCO with hb2 preset
Belfry Tower

Graslei: Burası sanırım şehrin en popular noktası. Eski tip evlerin bulunduğu, aynı zamanda restoranların da yer aldığı, kanal turu yapılabilecek ve etrafında bira içilebilecek bir nehrin geçtiği bir bölge. Kanal turu için tekne ya da kano kiralamayı tavsiye ediyorum (Yaklaşık 45dk – 7 euro). Öğrendiğim kadarıyla burası bazı seyahat dergilerinde “Avrupa’nın en güzel şehir manzalarından biri” seçilmiş. Kesinlikle katılıyorum.

Processed with VSCO with hb2 preset
Graslei

St. Nicholas Kilisesi: Şehrin en önemli sembollerinden biri olan kilisenin inşaası 13.yy’da tamamlanmış ve en belirgin özelliği gotik mimari kullanılmış olması.

Castle of the Counts: Şehrin tam ortasında bulunan bu kale 12. yy’da Kont Philip tarafından yaptırılan kale Graslei Nehri’nin hemen yanına kurulmuş. Zamanla hapishane, adliye sarayı gibi görevleri üstlenmiş olan kale şuan sadece ziyaretçilere açık bir müze olarak kullanılıyor. Giriş ücreti normal 10 euro. Bazı noktalarda biraz sinir bozucu bir yer haline geliyor kale. Özellikle de yaratıcı işkence yöntemlerinin sergilendiği salonlarda sakin olmak gerekiyor.

Processed with VSCO with hb2 preset

Graffitistraaje (Werregarenstraat): Yaklaşık 300 metre uzunluğundaki bu sokakta her yer graffiti dolu. Yurtdışıyla ilgili en sevdiğim şeylerden biri olan graffitilerin önünde zilyon tane fotoğraf çekilmek eğlenceli gerçekten.

Design Museum: 5 dk ile kapanış saatini kaçırdığım için giremediğim ama fotoğraflarını etkileyici bulduğum ve özellikle retro dizayn ürünlerine meraklı olanların sevebileceği bir müze.

Dulle Griet (Big Cannon): Şeytan kadın ismini verdikleri bu top da şehrin simgelerinden biri olmuş, hem de daha önce hiç ateşlenmemesine rağmen.

Processed with VSCO with g3 preset
Big Cannon

VrijdagMarkt: Gent’in kalabalık ve canlı noktalarından biri. Çevresinde birçok restoran, kafe ve bar bulunan bir meydan. Haftanın belirli günü ikinci el pazarı kuruluyor.

City Pavillon: Robbrecht & Daem ve Marie-José Van Hee isimli mimarlar tarafından yapılan bu yapının çatısı cam, tahtadan oluşuyor. İç kısmının rengi ve ışıkları insanı gerçekten büyülüyor. Gün içinde akustiğin iyi olması sebebiyle burada dans ya da müzik gösterileri oluyor.

Processed with VSCO with hb1 preset
City Pavillon

Korenmarkt: St Nicholas kilisesinin de bulunduğu bu meydan da sokak sanatçılarının performanslarına denk gelebilirsiniz. Bir rap performansı beni epey güldürmüştü (lol). Onun dışında buluşma noktası olarak kullanılan bu meydanın etrafında sinema, cafe gibi sosyal ortamlar da mevcut.

Great Butcher’s Hall: 15. yy’dan kalma bu binanın içinde kasaplar ve oradan alıp pişirtebileceğiniz restoranlar bulunuyor. Etlerin ne kadar taze olduğunu kanıtlamak amacıyla tavandan etler sarkıyor, fotoğrafı çekilesi.

Processed with VSCO with hb2 preset
Gent- Great Butcher’s Hall

Old Fish Market: Adı üzerinde bir balık pazarı. Pazarın iç kısmında ziyade dışındaki Poseidon heykeli dikkat çekici. Dışarıdaki sokak çalgıcıları eşliğinde, civardaki cafe’lerde 2 bira içilebilir.

Processed with VSCO with hb2 preset
Old Fish Market

Veldstraat: Şehrin alışveriş merkezi. Benim yeni keşfettiğim Flying Tiger isimli mağazayı kaçırmayın derim. Hem ucuz hem de çeşitli ıvır zıvırı bulabilirsiniz. Mesela yatarken kitap okumayı mümkün kılan bir gözlüğü 3 euro’ya almak gibi.

Huis van Aljin: 20. yy’ın günlük yaşamını size yansıtıyoruz mottosuyla açılmış bir müze. Girişi 6 euro, bahçesi güzel ve bahçede içki servisi vs yapılıyor. 0.3 euro isteseler yine vermem sanırım ki fotoğrafları bile özendirici değil. Tavsiye etmiyorum.

Comics Bar: Dünyanın ilk çizgiroman barı olarak tarihe geçmiş. İçeride çeşitli karakterlerin resim ve figurleri mevcut. Aynı zamanda birkaç oyun çeşidi de var.

 

Processed with VSCO with hb2 preset

 

Nerede ne yesek ?

Exci: Belçika’nın heryerine yayılmış kahvaltı noktası, fiyatlar uygun, çeşit bol.

Holy Food Market: Eskinin kilisesi şimdi club ışıklı bir restorana dönmüş. Gitmenizi tavsiye ediyorum çünkü dünya mutfağından herşeyi tadabileceğiniz bir mekan. Bonus olarak çıkışta Magnum Store’dan dondurmanızı da alaiblirsiniz.

Processed with VSCO with hb1 preset
Holly Food Market

Cuberdon: Gent’in milli tatlısı gibi birşey, halk kendi arasında “Gent burnu” diyormuş. Gerçi hangi satıcıyla konuşsam, sattığı ürünün en geleneksel yiyecek olduğunu söyledi. Yine de bu şekerlemeden eminim 🙂 . 100 gr’ı 2 euro olmak üzere farklı aromalara sahip olanlardan alabilirsiniz.

Processed with VSCO with hb2 preset
Cuberdon

Het Spijker: Dışarıdan bakınca sıradan bir pub gibi görünse de, ön tarafında oturunca tüm şehri gözlemlemek, arka tarafında oturunca da kanalın dibinde güneş banyosu yapmak mümkün. Bonus olarak da hemen sol sokağında Big Fish filminden hatırlayacağınız, ipe bağlı ayakkabıların olduğu bir manzara gülümsemenizi sağlayabilir.

Processed with VSCO with hb2 preset

Simon Says: Meşhur kahvaltı noktası, diğer öğünler de mevcut tabi ancak öğleden sonra dükkanı kapatıyorlar. Avrupa’daki kahvaltı noktalarında reçelleri kavanozla getirip, aynı kavanozu da başka masalara servis ettikleri için daha kişiye özel birşey yemek isteyebilirsiniz. Ortam, servis 10 numara.

OAQJ3466

T’Dreupelkot: Sanıyorum 100 tane bira çeşidinin olduğu, dış mekanda bir kısım insanın koptuğu, bir kısmın da kanal boyu romantizm yaşadığı bar.

Processed with VSCO with hb1 preset

Amadeus: Spesyalleri domuz kaburga olan resto. Biraz eski ve pis bir mekan (maalesef), sadece mekanı görmek için girip çıkmanızı tavsiye ediyorum. Bu kadar meşhur olmasına bir anlam veremedik açıkçası.

Bunlar dışında Graslei kıyısındaki herhangi bir restoranda midye yemenizi tavsiye ediyorum. Türkiye’de yediklermizden farklı olarak domates, soğan biberle tenzerede pişirilen bu midyelere elle girişmek, şapur şupur yemek gerekiyor, elinizden kokusu 3 gün boyunca çıkmasa da :).

Processed with VSCO with hb1 preset

 

Notlar

  • Araba kiralarsanız, park ettiğiniz yerin etrafında park cihazı var mı kontrol etmek gerekiyor. Bulunduğunuz sokakta olmasa da, yan sokaktaki cihazdan alabilirsiniz. Yoksa günlük 6 euro verecekken, 15 euro ceza yiyebilirsiniz.
  • Şehiriçinde araca ya da toplu taşımaya gerek yok. Yürüyerek her noktaya ulaşılabiliyor.
  • Belçika’dasınız zaten her türlü birayı içeceksiniz, Stella ve De Koninck benim favorilerim. 4 euro’dan başlıyor fiyatlar. Markette tabi ki 1.5 euro’lara kadar düşüyor, oradan alıp kanal boyunca oturup gençlerle muhabbet de edebilirsiniz.
  • Leonidas ve Stefs’ten farklı çikolate çeşitlerinin olduğu paketlerden hem hediyelik hem de kendinize alın derim. 5 euro’dan başlayan fiyatları var.

 

Processed with VSCO with hb2 preset


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s